Bu alana eklemiş olduğunuz haberle ilgili kısa bir özet bilgisi ekleyebilirsiniz. Bu metin yazı düzenleme sayfasında “Özet” bölümünden eklenebilir. Özet eklenmişse başlık altında kalın olarak bu şekilde gösterilir, eklenmemişse bu alan boş kalır.
Aslında normal sezona bakarak buna play-off maçlarıda katarsak genel anlamda hayır demeyeceğimiz bir sezon oldu .
Beşiktaş bu sezonun en büyük hikayelerinden birini yazdı. Dusan Alimpijevic yönetiminde yarı finalde bir diğer temsilcimiz Bahçeşehir Koleji’ni 2-0 ile saf dışı bırakarak finale yükseldiler.
Bahçeşehir, normal sezonu grubunda ikinci bitirerek ne kadar iddialı olduğunu göstermişti. Çeyrek finalde Cluj-Napoca’yı geçerek yarı finale çıktılar.
Erdem Can’ın dönüşüyle beraber Ankara temsilcisi yine EuroCup’ın en “sert” takımlarından biri oldu. Çeyrek finalde turnuvanın favorilerinden Hapoel Jerusalem’i deplasmanda (nötr saha) eleyerek büyük bir sürpriz yaptılar.
Temsilcilerimiz aslında çok başarılı bir sezon geçirdi; yarı finaldeki 4 takımdan 3’ü Türk takımıydı! Bu, Avrupa basketbolu için inanılmaz bir dominasyon.
“Baltayı taşa vurduğumuz” asıl nokta; üç takımla kuşattığımız yarı final tablosundan şampiyon çıkaramamış olmamız. JL Bourg, hem Türk Telekom’u hem de Beşiktaş’ı sırayla eleyerek tabiri caizse “tek başına bir ligi” devirmiş oldu. Normal sezondaki istikrarımızı, final serisinin o yüksek baskı altındaki son dakikalarına tam olarak yansıtamadık.
At vero eos et accusam et justo duo dolores et ea rebum. Stet clita kasd gubergren, no sea takimata sanctus est.LOREM IPSUM